Ana içeriğe atla

ops

Türkiye ve Avrupa’da bir ilk…

06.09.2017 - 09:41

Yakın zamanda Finance Monthly tarafından 2017 CEO Awards ödülüne layık görülen Sinemia Kurucusu Rıfat Oğuz ile bu ay çok özel bir söyleşi gerçekleştirdik ve kendisiyle Sinemia’nın başarısını konuştuk.  Şu anda gündemlerinde pek çok konu olduğunu belirten Oğuz, önceliğin ise ABD’de başarı sağlamak olduğunu dile getirdi.

Öncelikle Sinemia hakkında bilgi alabilir miyiz? Platformun amacı ve faaliyetleri nelerdir?
Sinemia, sinema deneyimini iyileştirmek üzere kurulmuş bir teknoloji şirketi. Sinemayla ilgili tüm süreçleri tek bir yerde topluyoruz. İzleyicinin sinema biletini en hızlı, en uygun fiyatlı ve en kolay şekilde almasını sağlıyoruz, üyelerimiz film öncesinde veya sonrasında bir restoranda veya kafede keyif yapmak istediklerinde indirimlerimizden faydalanıyorlar. Üyemiz olsun ya da olmasın tüm sinemaseverler vizyondaki filmler ve sinema kültürüyle ilgili içerikleri takip edebiliyorlar. Kısacası, 360 derece bir hizmet sunuyoruz.  
İş modelimizin çatısını oluşturan ürünümüz Sinemia Premium Üyelik. 2015’in ilk çeyreğinde hayata geçen bu modelle, üyelerimize sadece aylık bir üyelik bedeli ödeyerek, Türkiye’nin 81 ilinde, istisna olmaksızın her seans, her salon ve her filmde sinemaya gidebilme imkanı sunuyoruz. Sinemia 2D, 3D, IMAX, MPX, Dolby Atmos, 4DX ve hatta D-BOX, Açık Hava Sinemaları ve VIP Salonlar da dahil her yerde geçiyor. Lokasyon bazlı teknolojilerle banka kartı altyapısını entegre eden modelimiz Türkiye ve Avrupa’da ilk olma özelliğini taşıyor. Sinemia Premium üyelerimiz ayrıca özel ön gösterimler ve galalara katılma şansı yakalıyor, 400'den fazla restoran, kafe ve şarküteride pek çok indirimden yararlanabiliyor.
Geniş ve bağımsız bir editör ağı tarafından hazırlanan Sinemia Social ise, Türkiye’de sinema ile ilgili en düzenli ve yüksek sayıda içeriği sunan platform olarak öne çıkıyor. Herkese açık ve ücretsiz olarak kullanılabilen Sinemia app ile tüm sinemaseverleri mobil üzerinde buluşturuyoruz. Kullanıcılar buradan da, Sinemia Social’daki içeriklere erişebiliyor. Ek olarak, lokasyon bazlı teknolojiler yardımıyla yakınındaki seansları ve sinema salonuna nasıl gidebileceği bilgilerini alıyor. 
Facebook Messenger Chatbot ile de son dönemin çok ses getiren chatbot teknolojisini, Türkiye’deki sinemaseverlerin kullanımına sunan ilk marka olduk. Adeta bir kişisel asistan gibi çalışan bot, bulunulan yere en yakın sinema salonlarını 10 saniyede listeliyor, seanslar, vizyondakiler, sinema haberleri, sinema galerileri gibi bilgi ve içerikler saniyeler içinde kullanıcının önüne düşüyor. Bu hizmetimizi Türkiye ile eşzamanlı olarak ABD’li sinemaseverle de buluşturduk. 

Henüz iki yıl önce kurulmasına rağmen oldukça yol kat eden Sinemia bu başarısını neye borçlu? Müşteriler nezdinde Sinemaia’yı ilgi çekici kılan şey nedir? 
Sinemia kısa zamanda hem Türkiye’de hem de ABD pazarında bir Lovemark’a dönüştü. Alışılmışın dışında sıra dışı bir hizmet sunuyoruz ve bunu teknolojiyi sinema için kullanarak yapıyoruz. Tüm ekip bunun için büyük bir heyecanla çalışıyoruz. İzleyiciler nezdinde bizi en özel kılan şeyin bu olduğunu düşünüyorum.
İş yapış şeklimiz ve ilkelerimiz de bizi farklı kılıyor. Örneğin bizler, her geliştirmeyi sık sık müşteriyle buluşturuyoruz. Doğruyu müşterilerin yönlendirmesiyle, kullanım alışkanlıkları ile bularak yeni geliştirmelere şekil veriyoruz. Bu sayede global rakiplerden daha gelişmiş bir teknolojiye ve daha fazla sayıda üyeye sahibiz.

Sinemia’nın Türkiye ve İngiltere’nin ardından, bu yıl ABD pazarında da hız kazanmak için çalışmalarını yoğunlaştırdığını biliyoruz. Peki, ABD pazarı için ne gibi çalışmalar yapılacak, neler düşünülüyor?
ABD pazarı için çok büyük hedeflerimiz var. Biz Sinemia ile Türkiye’den çıkıp dünyayı değiştirebileceğimize inanıyoruz. Sinemia deneyiminin global bir standart haline gelmesini istiyoruz. Bunun için ABD pazarında başarı sağlayabilmek büyük önem taşıyor. 
Bugün San Francisco ve Los Angeles’ta iki ofisimiz bulunuyor. Bir yandan Silikon Vadisi’ndeki inovasyon ortamından besleniyoruz, bir yandan da ABD pazarını tanımak ve deneyimlemek için sinema sektörünün kalbinin attığı Hollywood’da sektörün önde gelen kişi ve kurumlarıyla görüşmeler yürütüyoruz. Adımlarımızın sonuçlarını analiz ediyor, ürünlerimizi bir bir hayata geçiriyoruz.
ABD’deki büyüme hızımızın Türkiye’nin çok üstünde olacağını öngörüyoruz, çünkü ABD pazarında seyircinin sinemayla bağları bize göre daha sıkı, 246 milyon kişilik bir pazara hitap ediyoruz. Halihazırda Kaliforniya’nın 76 şehrinde üyemiz bulunuyor. 2017 içerisinde 50 eyalete açılmış olacağız. Sinemia Social, Ocak’tan beri orada yayında ve ayda 150 bin tekil ziyaretçisi bulunuyor. Yani daha şimdiden kendi alanımızdaki en büyük rakibimizden daha geniş bir kapsama alanına sahibiz. 

Sinemia’nın gelecek dönemlere ilişkin yatırım projeleri nelerdir?
Şu anda gündemimizde pek çok konu bulunuyor. Öncelik, ABD’de başarı… Ürünlerimizi geliştirme ve üyelerimizi artırmanın yanı sıra, Los Angeles’taki dünyanın en önde gelen stüdyoları ile iş birlikleri için sürekli görüşmelerimiz devam ediyor. Sinemia datalarıyla, stüdyolara pazarlama alanında destek olacağız. 2018’de ise bu alana yönelik, B2B mantığına çalışan bir uygulama çıkartacağız. Bir yandan da dünyanın en önemli teknoloji etkinliklerine dahil olarak, kendimizi tanıtmayı ve güçlendirmeyi sürdüreceğiz.
Facebook chatbot servisimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz. Yakında bu servis üzerinden bilet satın almak mümkün olacak. Bunun yanı sıra, Türkiye’deki işbirliklerimizi çeşitlendirmeyi ve daha fazla üyeye ulaşmayı sürdüreceğiz.

Son olarak Finance Monthly tarafından 2017 CEO Awards ödülüne layık görülmeniz hakkında görüşlerinizi almak isteriz. Bu listeye giren tek Türk isimsiniz… Konuyla ilgili neler düşünüyor ve hissediyorsunuz?
Sinemia ile attığımız adımların uluslararası kurumlar nezdinde de yankı bulması bizi müthiş mutlu ediyor. En son CEO Awards ödülü ile de doğru hayallere yürüdüğümüzü bir kez daha teyit etmiş olduk. Ekibim de ben de çok gururluyuz.

ops

Yukarı